Sosyal Sorumluluk Nedir?
Sosyal Sorumluluk (Social responsibility) diğer bir stratejik planlama alanıdır. Sosyal Sorumluluk aşağıda anlatılmaktadır. Sosyal sorumluluk stratejik alanı maalesef çoğu işletmelerce göz ardı edilen ve ya devlet kuruluşlarına ya da dernek ve vakıf gibi kuruluşara devredilen bir stratejik planlama alanı olmuştur. Oysa gelişmiş ülkelerde sosyal sorumluluk alanı hemen her işletmede önemli straejik alanlardan biri olmuştur.
Sosyal Sorumluluk
Son dönemde Türkiye’nin gündemine oturan kriz, enflasyon, işsizlik, güvensizlik gibi bir ülkeyi derinden etkileyen olumsuz kavramların yanında bir kavram var ki, yavaş ama emin adımlarla güçleniyor, insanların yüreklerini ısıtıyor... Geleceğe umutla bakmamız için yarına ışıklar yakan bu kavram “sosyal sorumluluk”...
Sosyal sorumluluk, kamu sektörü, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren bir amaç için, bir amaç için birlikte yaşamaya yönlendiren, olumlu sonuçlarını birlikte paylaştığımız çok önemli bir kavramdır.
Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, devletin yeterince kaynak ayıramadığı konularda özel sektör kuruluşlarının sorumluluk üstlenerek halka hizmet götürmesi ve bir anlamda “bu topraktan kazandığını, bu toprağın insanlarına geri vermesi” sosyal sorumluluğun en önemli işlevi...
Türkiye’de son dönemlerde pek çok sosyal sorumluluk projesi gerçekleştiriliyor.
Bu çalışmaların arasında bazıları özellikle göze çarpıyor... Turkcell’in sponsorluğunda gerçekleştirilen “Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları” projesi, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın büyük bir başarıyla sürdürdüğü “Bir Milyon Çocuk Eğitim Kampanyası”, Garanti Bankası’nın sponsorluğunda sürdürülen “Doğal Hayatı Koruma Derneği Projeleri”, Cif sponsorluğunda gerçekleştirilen “Topkapı Sarayı Restorasyonu ve Konservasyonu” Projesi, Hürriyet Gazetesi ve Profilo Holding’in sponsorluğunda AÇEV ile ortaklaşa yürütülen “Yetişkin Okuma Yazma Kampanyaları”, Becel’in sponsorluğunda “Kalp Haftası” etkinlikleri, BP’nin sponsorluğunda çocuklara yönelik trafik eğitimi veren “Trafikte Yaşam” Projesi bunlardan bazıları...
Kanımca başarılı olmuş projelerin tümü bazı ortak kriterler taşıyor:
1. Seçilen projeler sponsor kurumun misyonu, vizyonu, hedefleriyle örtüşüyor.
2. Projeler başta üst yönetim olmak üzere kurumun tüm çalışanları tarafından sahipleniliyor, destekleniyor.
3. Projeler, kamuoyunca önemli görünen bir soruna çözüm bulmayı amaçlıyor.
4. Projelerin hepsi uzun soluklu ve ölçülebilirli sonuçları hedefliyor.
5. İletişim çalışmaları ciddi bir şekilde koordine ediliyor. Sponsorluk, reklam ve halkla ilişkiler çalışmaları birbirini destekliyor.
Temelinde “Topluma Geri Verme” ilkesi yatan kurumsal sosyal sorumluluğun önümüzdeki dönemde şirketler için kurumsal kimlik kadar önemli olacağına inanıyorum...
Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre “Eğer kalite ve fiyat farkı yoksa, dünya için iyi şeyler yaptığına inandığı ve sosyal sorumluluk taşıyan şirketin ürününü tercih ederim” diyenlerin oranı son üç yılda yüzde 55’ten yüzde 65’e çıkmış. Ünlü üretim gurusu Peter Drucker ise “geçtiğimiz 40-50 yılda ekonomik faktörler dominanttı, bundan sonraki 20-30 yılda ise, sosyal faktörler dominant olacaktır” diyor.
Kanımca, 2l. Yüzyılın ayakta kalacak kuruluşları çalışanlarının çıkarları, içinde bulundukları yerel ortamın çıkarları arasında denge kurmayı başaran kuruluşlar olacak... Şirketlere imaj ve saygınlık kazandırırken, topluma da eğitim, sağlık, çevre, kültür-sanat, spor gibi farklı alanlarda fayda sağlamayı hedefleyen sosyal sorumluluk projelerinin sayılarının giderek aratacağına inanıyorum.
Bu vesileyle bu konuyu Türkiye’nin gündemine getirebilmek için büyük çaba harcayan “Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV)”i de kutluyor, başarılı sosyal sorumluluk projelerinin sayılarının artmasını da diliyorum.
Kasım 2001 tarihli MediaCat Dergisi’nden alınmıştır.
Kaynak: Kasım 2001 tarihli MediaCat Dergisi’nden Alınmıştır. (www.makalem.com)
Sosyal Sorumluluk (Social responsibility) diğer bir stratejik planlama alanıdır. Sosyal Sorumluluk aşağıda anlatılmaktadır. Sosyal sorumluluk stratejik alanı maalesef çoğu işletmelerce göz ardı edilen ve ya devlet kuruluşlarına ya da dernek ve vakıf gibi kuruluşara devredilen bir stratejik planlama alanı olmuştur. Oysa gelişmiş ülkelerde sosyal sorumluluk alanı hemen her işletmede önemli straejik alanlardan biri olmuştur.
Sosyal Sorumluluk
Son dönemde Türkiye’nin gündemine oturan kriz, enflasyon, işsizlik, güvensizlik gibi bir ülkeyi derinden etkileyen olumsuz kavramların yanında bir kavram var ki, yavaş ama emin adımlarla güçleniyor, insanların yüreklerini ısıtıyor... Geleceğe umutla bakmamız için yarına ışıklar yakan bu kavram “sosyal sorumluluk”...
Sosyal sorumluluk, kamu sektörü, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren bir amaç için, bir amaç için birlikte yaşamaya yönlendiren, olumlu sonuçlarını birlikte paylaştığımız çok önemli bir kavramdır.
Özellikle Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde, devletin yeterince kaynak ayıramadığı konularda özel sektör kuruluşlarının sorumluluk üstlenerek halka hizmet götürmesi ve bir anlamda “bu topraktan kazandığını, bu toprağın insanlarına geri vermesi” sosyal sorumluluğun en önemli işlevi...
Türkiye’de son dönemlerde pek çok sosyal sorumluluk projesi gerçekleştiriliyor.
Bu çalışmaların arasında bazıları özellikle göze çarpıyor... Turkcell’in sponsorluğunda gerçekleştirilen “Çağdaş Türkiye’nin Çağdaş Kızları” projesi, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın büyük bir başarıyla sürdürdüğü “Bir Milyon Çocuk Eğitim Kampanyası”, Garanti Bankası’nın sponsorluğunda sürdürülen “Doğal Hayatı Koruma Derneği Projeleri”, Cif sponsorluğunda gerçekleştirilen “Topkapı Sarayı Restorasyonu ve Konservasyonu” Projesi, Hürriyet Gazetesi ve Profilo Holding’in sponsorluğunda AÇEV ile ortaklaşa yürütülen “Yetişkin Okuma Yazma Kampanyaları”, Becel’in sponsorluğunda “Kalp Haftası” etkinlikleri, BP’nin sponsorluğunda çocuklara yönelik trafik eğitimi veren “Trafikte Yaşam” Projesi bunlardan bazıları...
Kanımca başarılı olmuş projelerin tümü bazı ortak kriterler taşıyor:
1. Seçilen projeler sponsor kurumun misyonu, vizyonu, hedefleriyle örtüşüyor.
2. Projeler başta üst yönetim olmak üzere kurumun tüm çalışanları tarafından sahipleniliyor, destekleniyor.
3. Projeler, kamuoyunca önemli görünen bir soruna çözüm bulmayı amaçlıyor.
4. Projelerin hepsi uzun soluklu ve ölçülebilirli sonuçları hedefliyor.
5. İletişim çalışmaları ciddi bir şekilde koordine ediliyor. Sponsorluk, reklam ve halkla ilişkiler çalışmaları birbirini destekliyor.
Temelinde “Topluma Geri Verme” ilkesi yatan kurumsal sosyal sorumluluğun önümüzdeki dönemde şirketler için kurumsal kimlik kadar önemli olacağına inanıyorum...
Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre “Eğer kalite ve fiyat farkı yoksa, dünya için iyi şeyler yaptığına inandığı ve sosyal sorumluluk taşıyan şirketin ürününü tercih ederim” diyenlerin oranı son üç yılda yüzde 55’ten yüzde 65’e çıkmış. Ünlü üretim gurusu Peter Drucker ise “geçtiğimiz 40-50 yılda ekonomik faktörler dominanttı, bundan sonraki 20-30 yılda ise, sosyal faktörler dominant olacaktır” diyor.
Kanımca, 2l. Yüzyılın ayakta kalacak kuruluşları çalışanlarının çıkarları, içinde bulundukları yerel ortamın çıkarları arasında denge kurmayı başaran kuruluşlar olacak... Şirketlere imaj ve saygınlık kazandırırken, topluma da eğitim, sağlık, çevre, kültür-sanat, spor gibi farklı alanlarda fayda sağlamayı hedefleyen sosyal sorumluluk projelerinin sayılarının giderek aratacağına inanıyorum.
Bu vesileyle bu konuyu Türkiye’nin gündemine getirebilmek için büyük çaba harcayan “Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV)”i de kutluyor, başarılı sosyal sorumluluk projelerinin sayılarının artmasını da diliyorum.
Kasım 2001 tarihli MediaCat Dergisi’nden alınmıştır.
Kaynak: Kasım 2001 tarihli MediaCat Dergisi’nden Alınmıştır. (www.makalem.com)

0 yorum:
Yorum Gönder